Tüm Makalelere Dön
Ceza Hukuku28 Haziran 20265 dk okuma

Davasız Yargılama Olmaz (Yargılamanın Sınırlılığı) İlkesi

Davasız yargılama olmaz ilkesi anlatılmıştır. Ceza muhakemesi hukukunda kural olarak hakkında ceza davası açılmayan bir kişi veya vakıa ile ilgili yargılama yapılmaz. İddia makamı olan savcılığın yaptığı soruşturma sonucunda suç teşkil eden "fiili" ve suçu işleyen "faili" tespit ederek ceza davası açması gerekir. Hakim, önüne getirilmeyen bir uyuşmazlık ile ilgili karar verme yetkisine sahip değildir. Örneğin, A şahsının hileli davaranışlara B'yi kandırarak arabasını aldığı ve dolandırıcılık suçu işlediği iddianamede anlatılmasına rağmen, mahkemede yapılan yargılamada A'nın B'ye ait arabaya zarar verdiği, ayrıca mala zarar verme suçu işlediği ortaya çıksa bile, hakim yargılama sırasında ortaya çıkan bu vakıa ile ilgili karar veremez. Çünkü, ortaya çıkan bu yeni vakıa ile ilgili savcılık makamının yaptığı bir soruşturma ve hazırladığı bir iddianame yoktur. Hakim, savcılık makamı tarafından usulüne uygun açılmış bir dava olmadan uyuşmazlığa el atamaz. Bu durumu ifade etmek üzere, ceza muhakemesi hukukunda "davasız yargılama olmaz ilkesi" veya "yargılamanın sınırlılığı ilkesi" kavramları kullanılmaktadır. Davasız yargılama olmaz ilkesi, CMK md. 225/1'de açıklıkla düzenlenmiştir. Buna göre, mahkeme ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında karar verebilir. Yani, savcılık hangi fail ve fiili hakkında dava açmış ise, mahkeme de ancak o fail ve fiili hakkında muhakeme yaparak hüküm verebilir. Sanığın savunmasını yapan avukat, sanık haklarının ihla... (Devamı için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.)
Hemen DanışınMakaleleri Oku